HALİT ÇETİN'DEN: YAPMADIĞIN ŞEYİN CEZASI


Öğrenci sınıfa yeni gelmişti. İkinci gün öğretmenine sordu:

- Öğretmenim, insana yapmadığı bir şey için ceza verir misiniz?

- Olur mu evladım, insan yapmadığı şey için cezalandırılırmı, niye sordun bunu?

-Efendim dün verdiğiniz ev ödevini yapmamıştım da ceza verirsiniz sanıyordum!

HALİT ÇETİN'DEN: TİTANİK BATTI MI YANDI MI?


Amerika'da zencinin biri aksilik bu ya tam da Türkiye'ye tatile gideceği gün pasaportunu kaybetmiş. Uçağı kaçıracam diye kara kara düşünürken yolda bir pasaport bulmasın mı? Hemen almış yerden, bir bakmış ki Leanardo di Caprio'nun pasaportu. "ne olursa olsun" demiş ve şansını denemeye karar vermiş.


Çıkarmış Leonardo'nun fotoğrafını, kendi fotoğrafını yapıştırmış. Uçmuş Türkiye'ye. Atatürk Hava Limanında görevli gümrük memurunun karşısına geçmiş. Memur da bizim Temel. Almış pasaportu eline Temel adamın ismine bakmış : ''Leonardo di Caprio", fotoğrafa bakmış bir zenci. Adama bakmış aynı zenci. Bir kaç şaşkın bakıştan sonra Temel öbür masaya seslenmiş:

-Ula Cemal, bu Titanik batmış mıydı, yanmış mıydı?

RÜŞVET TESTİ


Kendisi gelmeden namı geliyor yeni müdürün; avantacılığı, rüşvetçiliği ve komisyonculuğu. Yeni Müdür, bütün personelini tanışma yemeğine götürüyor temsil ödeneğinden.

Müdür Yardımcısı ise bu yemekte yeni müdür hakkında duyduklarını test etmek istiyor. Kapıdan girerken garsona bir elli lira veriyor gizlice ve tembih ediyor:

-Yarım saat sonra bu parayı bana getir.

Yemek devam ederken garson, söylendiği gibi yarım saat sonra müdür muavinine getirip veriyor elli lirayı. Yeni müdür, muavinin kulağına eğilerek merakla parayı soruyor. Muavin:

-Bu restoran bana temsil ödeneğinden ödediğim yemek paraları için komisyon ödüyor. Çıkarken “bu benden” demem yetiyor.

Yemek güzel geçiyor. Çıkışta mekan sahibi, şef garson ve diğer garsonlar kapıya dizilmiş onları uğurlarken yeni müdür garsona işaret ediyor:

-Bu benden, benden!

HALİT ÇETİN'DEN: AZAMİ YÜKSEKLİK


Tır şöförü Dursun ile muavin Temel kamyonlarına 6 metre yüksekliğinde havaleli mal yüklemiş gidiyorlarmış. Birden bir tünel ve önünde bir uyarı işareti görmüşler.

 "DİKKAT!! Azami Yükseklik 4 metre"

 Muavin Temel, etrafa dikkatle bakmış. Sonra Dursun'a dönerek :

 -Bas gaza usta ! Etrafta polis molis cörinmeyi...

FACEBOOK’A TAŞAN KUAFÖR SOHBETLERİ


-Mustafa, seni aldattım!

-Olsun, arada bir değişiklik iyi gelir!

Hepsi bu mu, evet. Ardından silah sesi falan yok yani. Çünkü bu konuşma Facebook’ta bir kuaförle müşterisi arasında geçiyor .

Peki, kadın kuaförüne adım atmadığım halde nereden biliyorum ben bu muhabbeti? Facebook’ta kurulan bir gurup sayesinde. Artık çağımız değişti. Önce kadın kuaförlerin müşterileri kaldırıma taştı. Kafası jelatin gibi parlak bir şeylere sarılı kadınlar, sokakta kuaförün önünde sigara içiyorlar. Ardından da kuaförle müşteri arasında konuşulanlar sanal alemde herkes tarafından okunur hale geldi:

-Mustafa, seni aldattım, dün başka kuaföre fön çektirdim!

-Olsun Zehra Hanım, arada bir değişiklik iyi gelir!

Ben bu muhabbeti İnebolu’dan okul arkadaşım Zehra Çıdamal Ataç sayesinde okuyabiliyorum. Çünkü o “Kuaför Mustafa 100.yıl” gurubunun da yöneticisiymiş. O gurupta geçen konuşmalar da sanal aleme taşınıyormuş bu sayede.

Ben bu gurubu görünce çok memnun oldum. Zira arkadaşım yüzüncü yılını idrak eden köklü bir kuruluş olan Kuaför Mustafa’ya gidiyormuş. Nitekim eşime söylendim:

-Bak millet yüz yıllık köklü bir kuaföre gidiyor. Sen ne buluyorsun şu yirmi yıllık kuaförde?

Eşim, 100. yılın Ankara’da bir semt olduğunu hatırlattı benim gibi bir Ankara cahiline.

-Olsun, Facebook’ta gurubu olan bir kuaföre git bari!

Kuaför Mustafa’nın ve müşterilerinin guruptaki paylaşımları, esprileri gerçekten güzel. Örneğin bir saç modeli resmini paylaşmış, altında bir yorum:

- Duvarlara bayıldım ya süper olmuş ne ara yaptırdın aşk olsun hiç söylemiyosun.

-Duvarlara haaaaaaa!!!!!! bız sacları eklıyelım sen duvarları begen bıttın kızım sen at kendını denıze.

Guruptaki konuşmalardan anlıyoruz ki çağımızda her şeyin değiştiği gibi kuaför muhabbetleri de değişmiş. Kuaför Mustafa, boyası gelen müşterilerini buradan uyardığı gibi saatlerin ileriye geri alınmasından Cumhuriyet bayramı kutlamalarına kadar her konuda fikirlerini paylaşıyor. 

Guruptaki konuşmaları okuyan müşteriler de Mustafa’nın dükkanda olup-olmadığını, o sırada kimlerin orada bulunduğunu da öğrenebiliyorlar. İstemedikleri biri varsa gitmiyorlar. Bu sayede kimse istemediği biriyle aynı anda aynı yerde vakit geçirmemiş oluyor.

Evet, çağımızda her şey değişti. Şeffaflık sayesinde, her müşterinin nabzına göre şerbet veren berber muhabbetleri kalmadı. Berberde olan biten her şey de sanal aleme taşındı. Herkes izleyebiliyor, okuyabiliyor olan-biteni. Sigara yasağı sayesinde de müşteriler sokağa taştı. Kadınlar, kuafördeki halleriyle kapının önünde sigara içip sohbet ediyorlar. Benim için ise geriye tek bir şey kaldı bilinmeyen :

-O kadınların kafasındaki jelatin gibi şeyler ne işe yarıyor Sayın Kuaför Mustafa?

HALİT ÇETİN'DEN KOMİK SÖZLER

- Zorla güzellik olmaz, estetikle olur!..
- Bizim bir tanıdık vardı, paraya para demezdi, çünki "r" leri söyleyemezdi!..
- Sol kulağını kapatırsan sağ duyulu olursun!..
- Selam, ben Aydan Şener,
Hadi yaa.. Ben de Dünyadan Neil Armstrong!..
- Yes abicim, Türkçe eğitime benden de okey!..
- Seni görünce gözlerim Dolar, burnum Euro, Kulaklarımsa Sterlin!..
- Solucanlar bağırsakta yaşar bağırmasakta!..
- Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın!..
- Ayda 10.000 lira kazanmak istermisiniz? O zaman Aya gidin!..

HALİT ÇETİN'DEN İĞRENÇ ESPRİLER

Soru: İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar?
Cevap: Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.


***
Hayırlı olsun. Araba almışsın.
Evet aldık.
Peki niye araba aldın? Kendine alsaydın ya !..

***
Adamın biri elli lira bulmuş ama AYAKLI lira bulamamış!!!!

HALİT ÇETİN'DEN: SAATLER GERİ ALINACAK

Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki tüm saatleri toplayıp saatçi Temel'e gider.


- Ula Temel, duydum ki saatler geri alinacakmuş. Bizim evdeki saatleri senden satın aldığımız için geri getirduk. Ha bunları geri alacaksun. 


Temel kendinden emin bir şekilde:


- Bende tuydim ama 1 saat geri alınacakmış. Oyle yağma yok, 1 tanesini alırım ama diğerlerini almam.

HALİT ÇETİN'DEN: LATİNCE ADI YOK MU?



Hasta, doktora derdini anlattı :

- Sabahları bir türlü yataktan kalkamıyorum. Canım hiç çalışmak istemiyor.

- Şikayetiniz bunlar mı?

- Evet.

- Bunun adı, tembellik.

- Biliyorum, doktor. Ama patronuma hastayım demek için bunun Latince bir adı yok mu?

HALİT ÇETİN'DEN: ŞEF TALİ VE KAYISI




Tali adında bir adam işe girmiş. Zamanla işyerinde başarı göstermiş ve şef olmuş. Artık ona Şef Tali bey diyorlarmış. Şef Tali Beyin karısı ise ''r'' harfini söyleyemiyor, "r" yerine "y" diyerek konuşuyormuş. Bir gün iş yerinden Şef Tali Beyin evine telefon ettiklerinde, telefonu Şef Tali Beyin eşi açmış:
-Alo?
-İyi günler hanımefendi,Şef Tali Bey'le görüşebilir miyim?
-Şef Tali Bey evde yok ben kayısıyım..!